Ana sayfa Tatil İstanbul’un adaları ve gezilecek yerler!!

İstanbul’un adaları ve gezilecek yerler!!

32
0

Prens Adaları ya da Kızıl Adalar olarak bilinen büyüklü küçüklü 9 adadan 4 tanesi ziyaretçiler tarafından en çok uğrananlar arasında yer alıyor. İstanbul’un en çok rağbet gören sayfiye yerlerinden biri olan adaların gezilecek yerleri. İşte Büyükada, Kınalıada, Heybeliada, Burgazada gezilecek yerler rehberi…

Adalar İstanbul’un birçok limanından ulaşılabilen ve şehir karmaşasından uzaklaşılabilen bir kaçış noktası olarak dikkat çekiyor. Vapur seferlerinin düzenli yapıldığı Büyükada, Heybeliada, Burgazada ve Kınalıada en çok merak edilen adalar oluyor. İşte Prens Adaları’nın en dikkat çekenleri…

BÜYÜKADA’NIN GEZİLECEK YERLERİ

Adalar bir ilçedir ve merkezi Büyükada’dır. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk 1928 yazından itibaren her yıl Büyükada’daki Yat Kulübü’ne (Anadolu Kulübü) gelerek burada dinlenmiştir. Eski adı Prinkipos olan Büyükada’nın gezilecek yerlerinden bazılarını sizler için derledik…

BÜYÜKADA’NIN GEZİLECEK YERLERİ

AYA YORGİ KİLİSESİ

Adanın en yüksek tepesi olan Yüce Tepe’de yer alan Aya Yorgi Kilisesi, en çok ziyaret edilen yerlerden bir tanesi. Patrikhane’nin kayıtlarına göre, küçük kilise, şapel ve dua odası olan kırmızı kiremit çatılı, iki katlı eski kilise binası 1751’den kalma. Tepede çan kulesinin hemen arkasındaki taş kilise ise Yeni Aya Yorgi kilisesi. 1905 yılında inşa edilmiş 1909’da faaliyete geçmiş Aya Yorgi Kilisesi, her yıl dilek ve dualarının gerçekleşeceğine inanan onbinlerce Hristiyan tarafından ziyaret edilen önemli bir kilise. Kilisenin içinde dilekleriniz için mum yakabiliyor, veya dileklerinizi yazıp kutulara atabiliyorsunuz. 23 Nisan ve 24 Eylül günleri Aya Yorgi’nin en kutsal olduğu özel ziyaret günleri. Bu günlerde niyet, şifa ve dilekleri için akın akın insan geliyor ve dua ediyor. Eğer tutulan dilekler gerçekleşirse, dileği gerçekleşenler geri gelip şeker dağıtıyor. Aya Yorgi’ye çıkan yokuşu çıkarken aklınızda bulunsun; yokuşu sessiz çıkmak gerektiğine inanılıyor.

VAPUR İSKELESİ

Osmanlı Neo-Klasik mimari hareketinin çok güzel bir örneği. 1914’te inşa edilmiş binanın mimarı bilinmiyor, ancak Bostancı ve Moda İskelelerini tasarlayan Neo Klasik akım temsilcisi Mimar Vedat Tek’in tasarladığı düşünülüyor. Sekizgen yolcu salonu, Kütahyalı usta Mehmet Emin Efendi’nin el emeği seramik çinileri ile bezenmiş. 1950’lerde adanın ilk sinema salonu olarak kullanılmış.

HAMİDİYE CAMİİ

1895 yılında ibadete açılan yapı II. Abdülhamit tarafından yaptırılmıştır. Minaresi tek şerefelidir. Tavanında, iki yanında hilal motifi yer alan sekiz köşeli yıldız bulunmaktadır. Kalem işi ve çinilerle bezeli bu camiyi kesinlikle görmeniz gerekir.

YETİMHANE

Hristos Manastırı yakınlarında, İsa Tepesi’nin yamacında, dünyanın ikinci, Avrupa’nın da en büyük ahşap iskeletine sahip olan altı katlı terkedilmiş bir binadır. 1898’de bir Fransız şirketi tarafından otel ve kumarhane olarak inşa edilmiş. Binanın mimarı, İstanbul’da doğup büyümüş mimar Alexandre Vallaury. 26,000 metrekarelik bir alana oturan binanın yüksekliği 22-24 metre arası. Binanın orijinal bir özelliği, ilk defa otel gibi bir ticari projenin, nişler, niş destekleri, pencereler ve çatı görünümü ile Türk mimarisinin bütün özelliklerini taşıyan geleneksel Türk evi tarzında inşa edilmiş olması. Bina otel olarak inşa edilmiş olsa da, Sultan II. Abdülhamid’den gerekli resmi izinler alınamamış, ve hiçbir zaman bu işlevi görmemiş. Daha sonra, zengin bir Yunanlı mülkü satın alarak, Yunanlı yetimler için ev ve okul olarak kullanılması için Patrikhane’ye bağışlamış. Bina 1970’lerin başında boşaltılmış ve şimdilerde bir harabe halindedir.

shutterstock_1122114602

ANADOLU KULÜBÜ

İngiliz Leon Pearce liderliğinde 1906’da Prinkipo Yat Kulübü olarak inşaa edilmiş, çok zevkli ve zarif bir bina olan Büyükada Anadolu Kulübü adanın en güzel binalarından. 1923’te Osmanlı Büyükada Yat Kulübü ve Cumhuriyetin ilanından sonra Türk Büyükada Yat Kulübü olmuş. Kulüp 1937’te iflas ettiğinde, Atatürk yat kulübünün, Anadolu Kulübü’nün Büyükada şubesi olmasını talimat vermiş. Cumhurbaşkanı Atatürk ve İnönü, İran Şahı, Nikolay Çavuşesku gibi önemli politikacıları ağırlamış olan binada Atatürk’ün konakladığı oda olduğu gibi muhafaza ediliyor. Kulüp hem üyelere hem de misafirlere açık.

ADALAR MÜZESİ

2010 yılında ziyarete açılan İstanbul’un ilk çağdaş kent müzesi olan Adalar Müzesi, bölgenin en eski yerleşim alanı olan Aya Nikola’da yer alıyor. Sürekli sergilerin gösterimde olduğu bu mekân dışında, açık hava organizasyonları Çınar Müze Alanı’nda düzenleniyor. Yerel halkın bağışları sayesinde ada kültürünü ve tarihini oldukça iyi bir şekilde ziyaretçilerine aktaran müzenin koleksiyonunda 20 bine yakın belge ve 6 bin fotoğraf ile çok sayıda obje bulunuyor.

KINALIADA’NIN GEZİLECEK YERLERİ

HRİSTOS (İSA) MANASTIRI

Hristos (İsa) Manastırı, günümüze kadar ulaşan tek manastır. Manastır, 20. yüzyılda bir süre yetimhane olarak kullanılmış. 1. Dünya Savaşı’nda askeri karargah olmuş, 1917 Rus Devrimi sırasında da Beyaz Ruslara ev sahipliği yapmış. 820 yılında Aya İrini Kilisesi’ndeki bir çatışmada öldürülen İmparator 5. Leo bu manastırda yatıyor.

SURP KRİKOR LUSAVORİÇ ERMENİ KİLİSESİ

1854-1857 yılları arasında inşa edilen Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi, Kınalıada’nın önemli tarihi yapılarındandır. Kilise, I. Abdülmecit’in fermanıyla yapılmaya başlanmış, Ermeni Patriği Hagop tarafından açılışı yapılmıştır. Kilisenin yarım apsisi doğusunda, narteksi ise batısında yer almakta. Bu tarihi yapının mimarisinde 1859 yılında Hasköylü ressam Ananias’ın resimleri görülmektedir. Sade bir mimariye sahip olan yapı, Kınalıada’daki tek Ermeni Ortodoks kilisesidir.

BURGAZADA’NIN GEZİLECEK YERLERİ

HRİSTOS MANASTIRI

Bir Bizans manastırı olan Theokoryphotos (Hz. İsa’nın Başkalaşımı), adının da söylediği gibi, Hristos (İsa) Tepesi’nin zirvesinde yer alır. Bizans kaynaklarınca doğrulanmamış olmamakla beraber, anlatılanlara göre, manastır Makedonyalı İmparator I. Basil tarafından bir antik Yunan tapınağının kalıntıları üzerine kurulmuştur. 18. yüzyılın sonunda ise manastır terk edilmiş, bir harabe haline gelmiştir. Manastırdan günümüze, eski manastır bölgesinin çeşitli yerlerine dağılmış, önceki yapılara ait harabeler ve mimari kalıntıların yanı sıra, 19. yüzyılda yapılmış bir kiliseyle 18. yüzyılda inşa edilmiş iki katlı bir yapı kalmıştır. Manastır bölgesi girişinin içinde, çok güzel oyulmuş dört Bizans sütun başını da içeren bir dizi antik mimari kalıntısı bulunur. Manastır yöresinin sınırları içinde bugün bile hâlâ yağmur sularını toplayan dört adet kocaman, kemerli yeraltı sarnıcı bulunuyor.

AYA YORGİ MANASTIRI VE KİLİSESİ

19. yüzyıl yapısı olan bu kilise üç çanıyla meşhurdur. Adanın batısında, Cennet Yolu’nun altındadır. Manastır dikdörtgen planlı biri bodrum olmak üzere 3 kattan meydana gelen taş bir binadır. Koridor üzerine sıralanmış odalardan oluşan diğer manastırların aksine 7 ayrı kapıdan girilen bölümlerden oluşur. Her bölüm kendi içinde birer merdivenle üst kata bağlanır. XVII. yüzyılda yapıldığı sanılan bu manastırın büyük bir kısmı 1920-1923 yıllarında beyaz rus göçmenler tarafından kullanıldığı sırada yanmıştır. Manastırdan daha yukarıda, yolun hemen altındaki çam ağaçlarıyla kaplı düzlükte bulunan kilisenin planı haç şeklindedir. Orta açıklıkta 4 kare sütuna oturan bir kubbe ile örtülüdür. Kubbeye pandantiflerle geçilmektedir. Köşe açıklıklar 4 küçük kubbe ile, ara açıklıklar ise beşik tonozla örtülüdür. Girişte basit bir narteks bulunur. Gerek Narteks gerekse kilise duvar resimleri ve ikonalarla süslüdür. Bizans döneminde ilk kilise daha aşağıda bulunmaktaymış. Harap olduğundan yıktırılmış yerine yeni bir kilise, bu ikinci kilisede 1894 depreminde yıkılınca 1897 de şimdiki kilise inşa edilmiştir.

shutterstock_288159674

SAİT FAİK ABASIYANIK MÜZESİ

Ünlü Türk roman ve öykü yazarı Sait Faik Abasıyanık’ın Burgazada’da son on yılını geçirdiği ev 1959 yılında müze haline dönüştürülmüştür. Yazarın da talebi üzerine, annesi Makbule Abasıyanık tarafından Darüşşafaka Cemiyeti’ne bağışlanan bu müze 2013 yılında yenilenmiştir. Müze evde Abasıyanık’ın yaşamına tanıklık etmiş eşyaları, fotoğrafları, eserleri, mektupları ve belgeleri sergilenmektedir.

AYİOS İOANNES PRODROMOS KİLİSESİ (AYA YANİ)

Adanın en eski yapısı olan kilise 842 yılında inşa edilmiş ve Vaftizci Yahya’ya adanmıştır. 1894 depreminde ağır hasar gören kilise 1899 yeniden inşa edilerek içi ikonlarla zenginleştirilmiştir. Kilisenin içinde on bir basamak ile inilen bir de zindan bulunmaktadır. Rivayete göre Rum Ortodoks patriklerinden Metodios 7 yıl burada hapis kalmıştır. Kilisenin hemen arkasında yedi basamak ile inilen birde ayazma bulunmaktadır. Neobizans üslubu ile inşa edilmiş nadide eserlerdendir. Kilisede halen Pazar günleri ve özel günlerde ayin yapılmaktadır. Bunun dışında kapalı olan kilisenin giriş holü ve zindan sabah saat dokuzdan akşam saat beşe kadar açıktır.

BURGAZADA CAMİİ

Adanın tek camisi olan Burgazada Camii, Mimar Burhan Ongun tarafından tasarlanmış. Sekizgen yapısı ve kubbesi ile öne çıkıyor. 1953 yılında İstanbul’un fethinin 500 yılının anısına inşa edilmiştir.

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya girin